htmlkodcenneti Glitter kodlar
MUTLU KADINLAR

Hakkımda

FIRSATLAR DÜNYASINA HOŞ GELDİNİZ Hanımlar boş zamanlarınızı değerlendirebilirsiniz. Sitemde değişik konuların yanı sıra, tarifler ve pratik bilgiler de öğrenip, zevkli dakikalar geçirebilirsiniz.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler



htmlkodcenneti Glitter kodlar

Arkadaşlarım

Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı
Blogcu Yardım
bloghaberci
mutfakdan
helyum24
mutfakdayim
yemeklergulumden
renksinemasi

Hanımlar şıklıkda yarışdı

 

Altın Kelebek ödüllerinin 35'incisi  2008 de sahiplerini buldu.

altın kelebek15 Türk Pop Müziği’nin son dönemine damgasını

vuran grubu ENBE’nin konser verdiği ödül törenine,

 sanat, sosyete ve iş dünyasından yaklaşık 2 bin

davetli katıldı. Sanat dünyasının zirvesindeki isimlerin

 belirlendiği geceye katılan konuklar, bir yandan

 Hürriyet okurlarının seçtiği zirvedeki sanatçıları

alkışlarken, bir yandan da sohbet etme imkânı buldu.

Geceye katılan bayanların şıklığı ise göz kamaştırdı.

İşte geceden çarpıcı kareler...

altın kelebek 5 altın kelebek 4 altın kelebek 3

altın kelebek 13 altın kelebek 12 altın kelebek

altın kelebek43 altın kelebek33 altın kelebek 14

altın kelebek15 altın kelebek 17 altın kelebek 16

altın kelebek 11 

altın kelebek 58 altın kelebek45 altın kelebek43 altın kelebek46

altın kelebek48 altın kelebek44 altın kelebek 59 altın kelebek 56

altın kelebek 24 altın kelebek29 altın kelebek 23 altın kelebek21

altın kelebek 28 altın kelebek 20 altın kelebek 19 altın kelebek 18

altın kelebek 42 altın kelebek 53 altın kelebek 41 altın kelebek 30

altın kelebek 46 altın kelebek 44 altın kelebek 55 altın kelebek 40
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın

Tarih: 23:40, 14/5/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Giyinmeden çıkıyorlar

Hollywood'un ünlüleri nedendir bilinmez iç çamaşırı giymeyi pek sevmiyorlar.

Onları böyle gören paparazziler de deklanşörlere hemen basıyorlar.

İç çamaşırsız gezen ünlülerden biri  olan Ellen Pompeodur.


Tarih: 20:42, 14/5/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Maskeli güzelin cıplak pozları

Ünlü Alman manken Claudia Schiffer evlenip çocuk sahibi olduktan sonra eskisi kadar ortalarda görünmüyordu. Sadece özel çekimlerde ve defilelerde görev alan Schifffer, Almanya'da yayınanan Vogue dergisi için objektif karşısına geçti ve çarpıcı pozlar verdi.

İşte Claudia Schiffer'ın Vogue dergisi için verdiği iç gıcıklayıcı müthiş pozlar.

Hürriyet


Tarih: 20:15, 14/5/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Türkiye'nin en çok izlenen annesi ve kızları

 

İşte “Yaprak Dökümü”nün Tekin ailesi... 4 kadın ve 4 ayrı hikaye...

Şu sıralar memleketin her adımını takip ettiğimiz en gözde ailesi kim desem, ne cevap verirsiniz? Hiç uzatmayayım, iki sezondur çarşamba akşamlarından zaferle çıkan “Yaprak Dökümü”nün Tekin ailesi... Reşat Nuri Güntekin’in 1930’larda yazdığı romanın bu uyarlaması, Türk televizyon tarihinin en başarılı dizilerinden biri oldu. Çarşamba gününün reyting listesinde birinci sırayı bırakmadığı gibi, diziden önce yayımlanan özetiyle ikinci sıranın da müdavimi olmuş durumda.
Anneler Günü münasebetiyle biz de Tekin ailesinin annesi ve kızlarını ziyaret edelim dedik; Beylerbeyi’ndeki köşkün yolunu tuttuk.
Köşkten içeri girince gerçekten de “Yaprak Dökümü”ne girmiş gibi oluyorsunuz. Salon, odalar, mutfak orada bir aile yaşıyormuşçasına düzenli. Telefonun üstündeki örtüden tutun da kanapenin üzerindeki yarım bırakılmış
örgüye kadar. Kahvaltı sofrası hazır, taze ekmekler konmakta... Çünkü aile kahvaltıda buluşacak bu bölüm...
Halil Ergün, Güven Hokna, Gökçe Bahadır ve Fahriye Evcen çekime hazır. Bennu Yıldırımlar’ın oynadığı Fikret evlenip yuvadan ayrıldığı için sahnesi yok, ama ricamızı kırmayıp katılıyor ekibe. Halil Ergün’den izin isteyip Tekin ailesinin hanımlarıyla söyleşiyoruz.

img406/8674/48fv0.jpg

 

Babama karşı hislerimi tarif edemiyorum”

Gökçe Bahadır (Leyla)

Leyla’ın en belirgin özellikleri duygusallığı ve kendine güveninin olmaması. Leyla’nın hareketlerinin altı birazcık boş, çok gelgitleri olan bir karakter. Bence daha çok babasına benziyor, zaten ona çok düşkün. Ben de babama çok düşkünümdür. Annemle babamı sevgi anlamında ayıramam ama babama karşı olan tarif edemediğim bir duygu.
Leyla’nın annesine pek düşkünlüğü yok. Leyla kocasıyla mutlu olmadığını söylediğinde annesi “Git, yuvanı kurtar” dedi. O zaman düşünmüştüm anne olsaydım ve kızım bana gelip mutlu değilim deseydi, “Çık gel” derdim, başka bir şey düşünmezdim.
Ben tek çocuğum. Bu senaryoyla da bambaşka bir hayatla tanıştım. Bir geldim abi var, abla var, kardeş var, küçük kardeş var... O yüzden bana çok keyifli geldi.
Sanki Leyla benim hayatımdaki biri gibi olmaya başladı, çok fazla iç içeyim onunla. Bazen bir durumda kalıyorum, Leyla olsa ne yapardı acaba diye düşünüyorum. Rol yaparken ister istemez kaptırıyorum, gözlerim doluyor. Sonuçta gencecik bir kız; hayatımda böyle biri olsa ona çok üzülürüm.
Zamanla sette ekip olarak birbirimizi tanımaya, sevmeye başladık, anlaşmaya başladık ve bir aile gibi olduk. Bu köşke girince evime gelmiş gibi hissediyorum.
Seyirciler sokakta durdurup hırslandıklarını, üzüldüklerini, biz ağlarken ağladıklarını, biz sevinirken sevindiklerini ya da şu aile hiç sevinemeyecek mi diye düşündüklerini söylüyor. Ben bile her şeyini bildiğim halde izlerken sinirleniyor, üzülüyorsam onlar nasıl üzülmesinler?
Anneler Günü'nde babamla birlikte annemi bir yere götürürüz. Zaten öncelikle bir anneanne babaanne ziyareti yapılıyor bizde. Ben özel günleri, sürprizleri, şaşırtmayı çok

severim.


Fahriye Evcen

“Almanya’daki Türk aileler dizidekine çok benziyor”

Fahriye Evcen (Necla)

Ben Almanya’da büyüdüm. Oradaki Türk aile yapıları “Yaprak Dökümü”ndeki aile yapısına çok yakın. Biz de büyük bir aileyiz; üç ablam var. Babam asker gibi bir adamdır. Annem daha yumuşak...
Ali Rıza bey her şeye iyi tarafından baktığı için bazı kötülükleri belki göremiyor, belki de görmek istemiyor. Ağırlığını koyuyor zaman zaman, ama biraz daha sert bir tavırla koysa belki daha farklı olur.
Hayriye anne modeli olarak ne derece doğru bilmiyorum ama çok idareci. Sonuçlara baktığımızda aslında başarısız. İdare ettim sanıyor ama büyük felaketlere yol açabiliyor. “Yaprak Dökümü”nde çocuklardan dolayı yaprak dökümü yaşanıyor ama annenin de bunda payı büyük.
Necla’nın en baskın özelliği, yaşına göre bazen çok olgun davranabilmesi. Mantıklı tarafı daha ağır basıyor, çok duygusal bir kız değil.
Necla çok büyük bir hata yaptı ve kardeşinin kocasıyla kaçtı. Aynı şeyi yaşayan kadınlarla karşılaşıyorum ve diyorlar ki “30 senedir kız kardeşimle görüşmüyorum”. Bu aile Necla’yı affetti, birlikte tekrar o gücü toplayıp normale dönebildiler. İnanıyorum ki, olumlu tarafından bakarak felaketleri hafifletebilirsiniz.
Senaryolar haftada bir geliyor. Her hafta büyük bir heyecanla ne olacak diye bekliyorum.
Annem Almanya’da. Ona şimdilik günü gününe bir hediye veremeyeceğim ama sezon sonunda Almanya’ya gideceğim. Ona en büyük hediyem bu olacak.

“Romandaki Hayriye bugüne uyarlanınca konumu, durumu ve anneliği de değişti”



Güven Hokna (Hayriye, Anne)
Senaristlerimiz çok kıvrak ve güzel yazıyor, her aile kendinden bir şey buluyor. Başarının sırrı; senaryo ve doğru gözle çekim tabii. Ama sanatçıların bu uyarlamaya katkıları da hiç yadsınamaz. Bu başarıda tesadüfi hiçbir şey yok. Çalıştığım bütün işler tavan yapmıştır dikkat ederseniz, böyle bir uğur taşıdığıma inanıyorum. İddialı olmak gibi bir sorunum yok, o amatör işidir. Ben yaptığımdan o kadar eminim ki...
Romanın orijinalinde anne karakteri daha zayıf. Günümüze uyarlandığı zaman Hayriye’nin konumu, durumu, anneliği de farklılaştı.
Hayriye yalan da söylüyor, yeri geliyor kocasına cephe de alıyor. Bana göre Hayriye çok da akıllı bir kadın değil.
Her insan hata ve yanlış yapar. Anneler hata yapmaz diye bir kural yok. Ama annenin yaptığı hataya karşı öyle bir özverisi vardır ki; o unutulur, hoşgörülür.
İçimde daha dışarı çıkmamış ne karakterler var. Mesela Cahide Sonku’nun hayatı çok büyük dramlar içerir, onun son günlerini oynamak isterim. Bir ekoldü bana göre, bir daha gelmez.
Biz bir aileyiz ve bir ailede olan her türlü şeyi yaşıyoruz. Hatta bir kez o kadar güzel yazılmış ki senaryo, Ali Rıza'nın gelip Şevket ile ilgili gerçekleri açıkladığı sahneyi oynarken sanki biz oyduk. Bir anda “Biz şu anda rol yapmıyoruz, gerçekten bir aileyiz ve gerçekleri yaşıyoruz” dedim.
İki kere evlenip ayrıldım. Bir kızım, 8 yaşında bir torunum var. Kızım benden hiçbir şeyini saklamaz. Kardeş ve arkadaş gibiyizdir.
Kızım Ankara’da yaşıyor. Şimdi uzağız ama Anneler Günü’nü kutlarız. Kendimi annesi olmayan bütün genç dostların annesi yerine koyuyorum ve onları kucaklıyorum.

“8,5 yaşındaki kızımla çok geniş zamanlara yayılan bir anne-kız ilişkisi kuramadık”


Bennu Yıldırımlar (Fikret)
Fikret'in romandaki yoğunluğu bu kadar değildi. “Yaprak Dökümü” 150 sayfalık bir roman, biz her hafta 90 sayfa çekiyoruz. Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen “Yaprak Dökümü”nde de Fikret rolünü oynuyorum. 430 küsur oyun oynadık, hep kapı pencere yıkıldı. Bizim toplumumuz bu romanın kahramanlarını çok seviyor.
Fikret çok sabırlı. Bu, bizim toplum için bir meziyet diyebilirim. Aslında inatçı bir kişiliği var.
Toplum olarak çocuklarımızı çok korumacı yetiştiriyoruz. Kendi ayakları üzerinde döküp saçarak da olsa bir şeyleri halleden çocuklarla çok mutlu olamayan insanlar görüyorum ben.
Kızım 8,5 yaşında. Çocukla birlikte dünyanın başka türlü algılanması gerektiğinin farkına varıyorsunuz. Çok geniş zamanlara yayılan bir anne-kız ilişkisi yaşadığımız söylenemez.
Çok özel bir Anneler Günü geleneğimiz yok. Biz anne-baba olarak da yoğun çalışıyoruz ama kızım da yoğun. İleride “Evde annemi babamı beklerdim, canım da çok sıkılırdı” demesin diye onu da boş bırakmadık.
Şehir Tiyatroları'nda Anton Çehov’un “Üç Kızkardeş”inde de oynuyorum. Oyunun sonunda gelip biz sizi “Yaprak Dökümü”nde seyrediyoruz diyebiliyorlar. Televizyon dolayısıyla gelen, sizi sahnede canlı görmek isteyenlerin genelde tepkileri böyle oluyor.


Tarih: 10:30, 12/5/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BOMBA GÖRÜNTÜLER

Beyazperdenin müzmin bekarlarından George Clooney'in kız arkadaşı

 Sarah Larson'ın ünlü aktörle birlikte olmaya başlamdan önce çekilen

skandal fotoğrafları gündeme bomba gibi düştü.

Clooney ile birlikte yaşamaya başlamadan önce Las Vegas'ta bir otelde garson olarak

çalışan Larson, her zaman ağırbaşlı tavırlarıyla dikkat çekiyordu. Ancak geçmişin sayfaları çevrildikçe 28 yaşındaki Larson'ın pek de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor.

Larson'ın; Hard Rock Hotel'deki bir plaj partisinde ve Las Vegfs'taki kalabalık bir gece

kulübünde çekilen fotoğraflarına Clooney'in nasıl tepki göstereceği henüz bilinmiyor.

Yakın çevresi 46 yaşındaki Clooney'in artık bekarlığa bir son verip Larson ile evlenmesini bekliyordu.

HÜRRİYET

HÜRRİYET

 

 

 

 

       

 

 

Sarah Larson, George Clooney

                        Sarah Larson, George Clooney

 

 

Clooney's New Gal Turns Heads in Venice | George Clooney

 


           George Clooney 

                 More Sarah Larson, George Clooney


Tarih: 16:06, 31/3/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÇILGILCA BİR YAŞAM

 Türkolog, ebediyat öğretmeni, oyuncu ve şair olan Aysel Gürel 82 yıl boyunca, milyonlarca kadının cesaret edemediği bir hayat yaşadı..

         Akciğer kanseri tanısıyla iki aydır tedavi gören Aysel Gürel, bugün Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek. 1929'da Denizli'de Aysel Gürel'in çocukluğu ve gençliği hakim olan babasının görevi nedeniyle Trabzon'da geçti. Trabzon Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'ne girdi. 1952'de üniversiteden mezun olan Gürel, aynı yıl Küçük Sahne'de Muhsin Ertuğrul'un keşfiyle tiyatro oyunculuğuna başladı. 25 yıl çeşitli tiyatrolarda oynayan Gürel, aynı zamanda çok sayıda sinema filminde de rol aldı. Çocukluğundan itibaren şiire merak salan Aysel Gürel, yazdığı şiirleri de kitap olarak yayımladı.

 

                        
Genç erkeklere âşık olmasıyla tanınan Aysel Gürel, bir dönem Serkan Özdoğan'la ilişki yaşamıştı.

Çöp arabasına otostop yaptı

Aysel Gürel, ilginç açıklamaları, yaptığı sıradışı hareketlerle uzun süre akıllardan silinmeyecek. Bir keresinde Beyoğlu'nda bir gece kulübüne eğlenmeye gidince sabah 5'te evine gitmek üzere dışarı çıktı. Çıkar çıkmaz karşısında çöp kamyonu ve temizlik işçilerini görünce hemen yanlarına gidip, 'Beni evime bırakır mısınız' ricasında bulundu. Taksim'den Nişantaşı istikametine giden işçiler, Aysel Gürel'in bu ricasını kırmayarak onu Teşvikiye'deki evine kadar bıraktı. Taksi yerine evine çöp kamyonuyla gitmenin kendisini çok heyecanlandırdığını söyleyen Gürel, "Sıradan olmak, sıradan şeyleri yapmak tarzım değil" demişti.

                

Mehtap Ar, Aysel Gürel'in vasiyetini şöyle sundu, “Annemin vasiyeti şuydu, tüm kadınlara söyle; bilsinler ki ben 80 yaşıma kadar çalıştım ve dimdik ayaktayım. Çalışmak ve ayakta kalmak güç ama ben başardım, tüm  kadınlar da başarabilir"

                

Her anne gibiydi o da ve kızları hiç büyümüyordu sanki. Hasta olduğu halde yılbaşını evde geçirmek için doktorlardan izin aldığı gün, kızlarını ağlatacak bu şiiri yazdı onlara.

Beni yıkadılar
Tertemiz giydirdiler
Aşkın tertemiz damlalarında
Kendilerine iki küçük kadın hazırladılar
O küçük sandığım, o büyük iki kadın
Beni onurlandırıp, beni efsanelere kattılar
Bana hayatımın şiirini emzirdiler

              

ORTAÇ İÇİN KİTAP YAZDI
Aşk şarkıları yazan Aysel Gürel aşka âşıktı... Özellikle kendinden yaşça çok küçük erkeklere... 70'li yaşlarında Serdar Ortaç'a âşık olup, "Senin İçin Sana Değil" isimli bir kitap yazdı. Kıyafetleri ile kendine özgü bir tarz yaratan Gürel, özellikle iri çerçeveli gözlükleri ve peruklarıyla dikkat çekti. Bir başka özelliği ise sokaktaki çöpleri karıştırıp, bulduğu bazı parçaları evine getirmesiydi. Evine misafir istemeyen Gürel, bu nedenle koltuklar yerine tabure kullanırdı.


Tarih: 13:54, 19/2/2008 Kategori: MAGAZIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->