htmlkodcenneti Glitter kodlar
MUTLU KADINLAR

Hakkımda

FIRSATLAR DÜNYASINA HOŞ GELDİNİZ Hanımlar boş zamanlarınızı değerlendirebilirsiniz. Sitemde değişik konuların yanı sıra, tarifler ve pratik bilgiler de öğrenip, zevkli dakikalar geçirebilirsiniz.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler



htmlkodcenneti Glitter kodlar

Arkadaşlarım

Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı
Blogcu Yardım
bloghaberci
mutfakdan
helyum24
mutfakdayim
yemeklergulumden
renksinemasi

IYIKI KADINIM DIYORUZ CUNKI.....

1. Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok...
2. Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de
olur.
3. "Ya kalkmazsa?"
4. "Ya inerse?".. sizin de isiniz zor valla yaaa...
5. Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar
rahattir.
6. Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru
orantili olarak degismiyor.
7. Tuvalette sadece tavana degil, sagimiza solumuza herhangi bir
ölçme-biçme endisesi duymaksizin bakinabiliriz.
8. "Gerçek mi, rol mü yapiyor?"
9. "Damsiz Girilmez" bize bir sey ifade etmiyor...
10. Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin bizi

sollamasi hiçbir sey demek degildir.
11. Istedigimiz her yerde ve her kosulda ağlayabiliriz.
12. Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari
belirginlestirecek diye bir zorunlulugumuz yok...
13. Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunlulugumuz da yok hatta..
14. Kas gücü gerektirecek isleri zevkle yapacak birileri her zaman vardir...
15. Dügme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16. Dünya yerle bir olsa önce kadinlar ve çocuklar!
17. "Yoktan var edilen" yapay bedenlerimize tapinacak bir karsi cins varken, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlaniyoruz...
18. Aşık oluyoruz... korkmadan.  
19. Tecavüze ugradıgımızda cinsel tercihimizi degistirmek zorunda degiliz...
20. Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz... çiçek ve çikolata istiyoruz....
21. Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz... 
22. Sünnet olmayız
23. Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de
sevgili damat ödüyor... 
24. "Çirkin" kadın yoktur. 
25.  Hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz.  
26. Kisa boy mu? E topuklu ayakkabilar ne güne duruyor ki? 
27. Yasimiz ne olursa olsun bir uçan balon tasiyabilir, pamuk
helva ve elma sekeri de yiyebiliriz. 
28. Her sabah tras olmak zorunda degiliz. 
29. Bir gece hos bir rüya görsek ertesi sabah pijamamizi kirliye
atmamiz gerekmez. 
30. Genellikle istedigimizi almamız için söylememiz yeterlidir...

31.31 sayısıda sadece digerleri gibi bir sayı.....
32. Blue-jean'lerimizin muhtelif kisimlari diger taraflarina göre
dengesiz biçimde beyazlamaz... ya da sararmaz...
33. Kizdigimizda birbirimizin anneleri, kizkardesleri, ebeleri,
dayilari ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz... 
34. Ayakta kalmak(?) için 1,5 kaymakli künefe yememiz gerekmiyor... 
35. Bebeklik albümlerimiz sirtüstü çirilçiplak resimlerimizle dolu
degil... 
36. "Hadi amcalara göster.." seklinde rezil bir çocukluk animiz da hiç

 olmayacak... 
37. Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kırdıgımız sporlar
yapmiyoruz... 
38. Fiziksel güç iddiamiz yok ama grip olunca da ölümcül bir hastaliga yakalanmis

gibi iptal olmuyoruz... 
39. Silah... hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu? .
40. Az bildigimiz bir seyi çok anlatabiliriz.
41. Birbirimize, beklenmedik yıkıcı sonuçlar dogurabilecek, esek
sakalari yapma adetimiz yoktur.  
42. Sigaramizi yakacak birileri hep vardir... 
43. Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalışıp bir daha
kullanilamayacak hale getirmek yerine tamircı çağırabiliriz.
44. Tükürmeyiz... 
45.Giysilerimiz kahveee dönüşü sigara kokmaz.

46.kahveeee ye gitme alışkanlığımız yoktur. 
47. Harika alyansimiz asla killarin arasinda kaybolmaz.
48. Estetik sanatlarin %90'i kadindan esinlenmistir.
49. Ayaklarimiz kokmuyor.
50. "Erkek sözü" gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar yaratmadık
hiç...Yoksa verilen sözlerin tutulmamasi gibi bir sorun mu var?
51. Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu oksar geçer, ikna
etmeye yetmez... ya gururu oksanan bir erkek neyi reddeder ki?

52. Toplum içinde organ düzeltme stresi..
53. Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
54. En sevmedigimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eger, yeterince dayanabiliriz.
55. Sevisirken sırtımız yere gelse de bu kazananin karsi taraf
oldugu anlamina gelmez.
56. "Anneme gidiyorum" diyerek kapıyı çarpmak bize yakisan
bir ayrıcalik...
57. Saçimizi boyayabiliriz... 20 yasinda bile...
58. Çiglik atabiliyoruz... sevinince, üzülünce, korkunca...
59. Aradigimiz adresi, kaybolmadan önce sormayi düsünebiliyoruz...
60. Uzaga işeme, uzaga tükürme, yüksek sesle gegirme vb. karizma krikolarimiz yok....
61. Askere gitmiyoruz..
62. Annelik duygusu... apayrıdır...
63. Sevgilimize, agabey ya da babamiza ait gömlek, kazak,
mont, T-shirt'leri giyebiliyoruz.
64. Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. ugraslar edinmemiz cinsel

tercihimiz hakkinda tartisma yaratmaz....
65. Hayatimizin hiçbir döneminde kravat takmak zorunda
degiliz...
66. Mücevherler bizim...
67. Yagmurda semsiyesiz kalmayiz.
68. Belli dönemlerimiz, cinayet bile islesek hafifletici
neden kabul edilir.
69. "Bosanmak istersek" tek celsede bosaniriz.
70. "Bosanmak istemezsek" zengin bir dul oluruz.
71. Bir gün önce çikardigimiz çoraplarimizi evin alti üstüne gelmeden, üstelik de

 kimselere sormadan bulabiliyoruz.
72. Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor. 82. Playboy Late Night, kirmizi nokta, Tutti Frutti vb. yüzünden
uykusuz geceler geçirmiyoruz.
73. Özel günleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatirlayabiliyoruz.. 
74. Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafiz... 
75. Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs.
sesleri gelmez...
76. Gece eve bırakiliriz...
77. Bulasik makinesı karmaşık bir dünya mekanizması
degildir...
78. Geceyarisi yataktan sıvışıp, buzdolabinin isiginda zeytinyagli
dolma, börek ve "hain köfte" yemiyoruz...
79. Ortaliktaki alakasiz her türlü nesne ve sözcükten cinsel çagrisimlar

çikarip günün 14 saatini seks düsünerek geçirmeyiz...
80. Kel olmuyoruz...
81. Toplu tasima araçlarinda nadiren ayakta kalırız.
82. Futbol mu? Bizim tuttugumuz takım genelde kaybetmez...
83. Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir...
84. Berberde kimse yüzümüzü 800 kolonya ile ovusturarak
gözlerimizi yuvalarindan ugratmiyor.
85. Bizim berberlerin koltuga yaslanmasi ya da üzerimize abanmasi da gerekmiyor...
86. Para cüzdanimiz bir süre sonra kavisli yuvarlak hatlı bir
sekil almiyor.
87. Pantolon almaya çikip eve uçak maketi, uzaktan kumandali araba,

mini langirt masasi vb. emtia ile dönmüyoruz.
88.Tecavüz etmeyiz...

89.Yalnızda yaşayabiliriz birisinin yemeğimizi yapıp,çamaşırlarımızı

yıkamasına gerek yok.

90.Torunlarımıza masal anlatabiliriz.


Tarih: 09:56, 28/5/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

İlişkide erkekler nelerden korkarlar.

Her zaman belli etmeseler de, erkeklerin birçoğu kadınların bazı özelliklerinden korkar. Örneğin hafızalarının çok güçlü olması, zor yorulmaları, erkeklerden daha fazla yaşamaları erkeklerin her zaman kafasını kurcalar.

İşte kadınların erkekleri korkutan özellikleri…

1- Kadınların keskin hafızaları erkekleri her zaman korkutmuştur çünkü erkeklerin hafızası asla böyle çalışmaz. Bir kadın, yıllar önce yaşadığı bir tartışmadaki ufacık bir ayrıntıyı, yıllar sonra hiç beklemediğiniz bir anda hatırlayabilir. Örneğin yedi yıl önce Sahil Güvenlik dizisini izlerken sevgilisinin kendine dönerek ‘göğüs büyütme ameliyatının neresi kötü ki?’ dediğini yıllar boyunca unutmayan bir kadın, bunu yıllar sonra bir başka tartışmada kullanabilir.

2- Kadınların ortalama yaşam süresi, erkeklerinkinden yaklaşık 15 sene daha fazladır. Bu da demek oluyor ki hayatındaki erkek öldükten sonra bir kadın onun eşyalarını ele geçirerek inceleyebilir, günlüğünü okuyup dalga geçebilir, hatta arkadaşlarına anlatabilir, adamın özenle biriktirdiği çizgi roman koleksiyonunu çocuklara satabilir.

3-Tipik bir çalışan kadın, Belçika’nın yıllık bütçesine denk bir parayı ayakkabı, çanta ve bluzlara harcayabilir. Üstelik bir sezon sonra bütün aldıklarını elden çıkararak yenilerini alacaktır. Kadınların alışveriş merakı dağcılığa benzer; aslında pratik bir faydası yoktur, ama heyecan vericidir!

4- Erkeklerin göbekleri daha büyük olabilir ama aslında kadınların iştahı erkeklerden çok daha fazla. Örneğin erkekler için **** kısa sürelidir ve hemen arkasından uykuya ihtiyaçları olur, ama kadınlar için bunun tam tersi geçerlidir. İşte hayatın diğer alanlarında da bu durum geçerliliğini korur! Kadınlar peş peşe dört müze gezip, hafif bir öğle yemeği yiyip, bütün öğleden sonra çocuklarla ilgilenip, akşam da dans etmeye enerji bulabilirler. Fakat bunların yarısını yapan bir erkek, akşama ölmüş olur!

5- Belki de yüzyıllardır bastırılmış olmanın acısıyla direksiyon başına geçtikleri zaman kadınlar gerçekten çılgın gibi araba kullanıyorlar. Bir elinde cep telefonu, diğerinde diyet kola varken dizleriyle araba süren kadınlar erkekleri gerçekten korkutuyor.

6- Kadınlar için ne anlatmak istediğini doğrudan söylemek, alışverişe gidip de eli boş dönmekten çok daha zordur. Örneğin ‘Bir şey duydun mu?’ dediklerinde asıl söylemek istedikleri şudur: ‘Ayağa kalk, dışarı çık ve orada baltalı bir katil olup olmadığını kontrol et!’ Tabii ki bu örnekleri artırmak mümkün. ‘Acıktın mı?’ dediklerinde, bilin ki kendisi çok acıkmıştır ve yiyecek bir şeyler almanız için dışarı çıkmanızı istiyordur.

7- Erkekler, daha ilkokulda hayatın acı gerçeğini keşfederler. İstedikleri her şey kadınların elindedir: ****, anne, belki de sinemaya gidebilecek bir arkadaş, yönünüzü kaybettiğinizde size destek olabilecek bir kişi… Ancak tüm bunlara karşılık olarak kadınlar da erkeklerden tek bir şey ister: Neslin devamını sağlamak! Erkekler için bu yegane istek yeterince korkutucudur, çünkü çok ciddi bir kararı ve ömür boyu bağlanmayı gerektirir.

8- Erkekler, geçmişleriyle ilgili çok fazla bilgi vermekten hoşlanmazlar, ama kadınlar yatağa gitmeden önce mutlaka bilgi edinmeye çalışırlar. Ayrıca kadınların öğrenmek istediği şeyler erkekler için ‘özeldir’, bu yüzden anlatmak istemezler.

9- Erkeklerin çocuksu, kaba saba, basit isteklerin esiri oldukları gerçeği, onları zaten rahatsız eder. Fakat bundan da korkuncu, karşılarındaki kadını gerçekten neyin mutlu edeceğini bilememektir. Doğum gününde ona ne almalı? Doğru zamanda doğru sözleri nasıl söylemeli ki karşıdaki kadının yüzü gülsün? Bunları keşfedebilmek için bir erkeğin ömrünü vermesi gerekebilir


Tarih: 22:30, 14/5/2008 Kategori: KADIN
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SEKSİ GÖRÜNMEK İSTERMİSİNİZ ?....

Seksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum değil tabii… Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir kadın aslında bakımlı kadın demektir.

O halde hemen şu önerileri uygulayın ki, durmadan en seksi kadın seçilen kimi ünlü kadınlardan bir farkınız kalmasın.
Neyimiz eksik di mi?

Dudaklar için
Seksi dudaklara sahip olmak için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün.

Göğüsler için
İçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte bölgenize sürün! Teniniz beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin. Yanık tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar.

Saçlar için
Saç renginizin birkaç ton açığından gölgeler yaptırarak her zaman “ışıltılı” görünebilirsiniz. Bir başka öneri de saçınıza parfüm sürmeniz. Ensede bol toplanmış topuzun her zaman seksi göründüğünü de hatırlatalım. Uzun saçlıysanız saçınızı gün için de fırçalamayı ihmal etmeyin.

Ayaklar için
Bacaklarınız bronzsa pırıltıları olan kremlerden sürebilirsiniz. Topuklarınızın pembe görünmesini de sağlamalısınız. Ve tabii ayakkabı seçimi. Topuklu, sivri ayakkabıların seksi olduğu kesin. Ancak rahatsız ayakkabılar duruşunuzu bozup nasırlara sebeb olabileceğinden ayakkabı seçiminde rahatlığı ve kaliteyi ön planda tutun.

Boyun için
Ensenizi açıkta bırakacak bir saç modeli boynunuzu gözler önüne serecektir. Birkaç damla parfüm, boyuna sürülen tem renginde pudra, hafif sarkıntılı küpeler dikkati boyuna çekmek için yeterli. Boynu tümüyle açıkta bırakmak ya da ince bir kolye takmak da size kalmış bir seçim.

Eller için
Tırnaklarınızın hepsi aynı uzunlukta olmalı. Tırnaklarınız farklı boylarda ise tercihinizi doğal renklerden yana kullanın. Kısa kesilmiş ve parlatıcı ile doğal bir görünüm almış tırnaklar da seksi olabilirler. Enteresan, ama çok dikkat çekici olmayan bir yüzük de farklı bir stil yaratmanızı sağlayabilir.


Tarih: 22:15, 14/5/2008 Kategori: KADIN
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Cinsel yaşamı olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?

Stres bir çok konuda olduğu gibi cinsel yaşamda da en büyük tehditlerden. Mutlu bir evlilik ve sağlıklı bir cinsel yaşam için dikkat edilmeis ve kaçınılması gerekenler…

İş stresi

İster büyük bir holding patronu olun, ister bir mağazada satış görevlisi olun, stres herkesi bir şekilde pençesi altına alıyor. Sabah erken kalkma zorunluluğu, zamanın önemli bir bölümünü yoğun trafikte harcama, bitmek bilmeyen iş randevuları ve rekabet ortamı yüzünden stresi iliklerimize kadar hissediyoruz. Koşuşturma akşam evde de devam ediyor. Stres ve yorgunluğun faturası cinsel isteksizlik, orgazm güçlüğü veya ereksiyon güçlüğü gibi ciddi sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.

Ne yapmalı? İş yaşantınıza ayırdığınız süre ne kadar fazla olursa olsun, cinselliği göz ardı etmemeniz gerekiyor. Akşamları eve iş taşımamakla başlayabilirsiniz mesela.

İlaçlar

Özellikle mide, tansiyon, diyabet ve depresyon ilaçları santral sinir sistemine etki ederek cinsel yaşamı sabote edebiliyor.

Ne yapmalı? İlaç kullanımı tedavinin önemli bir parça ama cinsel yaşamın olumsuz etkilenmesini de görmezden gelmemek gerekiyor. Eğer ilaç tedavisinin ardından cinsel hayatınızda sorunlar başladıysa, bunu doktorunuzla mutlaka paylaşın.

Fiziksel hastalıklar

Diyabet ve hipertansiyon gibi sağlığı bozan her türlü rahatsızlık dolaylı ya da doğrudan cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin kandaki yağ ve kolestrol değerleri yükselince damar sertliği gelişebiliyor. Bu hastalığın etkisi altında kalan erkeklerde de sertleşme sorunu, yani ereksiyon bozukluğu ortaya çıkıyor. Ereksiyonun kadınlardaki karşılığı dış genital bölgedeki salgı bezlerinin faaliyetiyle gelişen kayganlaşma. Kronik hastalıklar kadındaki bu mekanizmayı bozarak cinsel ilişkide sorun yaşamasına neden olabiliyor.

Ne yapmalı? Kronik bir hastalığınız varsa, daha kaliteli bir cinsel yaşam için nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda doktorunuzdan bilgi edinmelisiniz.

Aşırı egzersiz

Uzmanlar, formunu korumayı başaran kişilerin vücutlarıyla barışık olduğunu, utangaçlıklarını veya korkularını bir kenara bırakarak cinsel yaşamda daha aktif bir rol üstlendiklerini belirtiyor. Vücudu forma kavuşturmanın yolu elbette düzenli spor yapmaktan geçiyor. Tabii egzersizi abartmadığınız ve bedeninize gereğinden fazla yüklenmediğiniz sürece! Çünkü, aşırı uygulanan egzersiz kandaki hormon seviyelerini olumsuz yönde etkileyerek cinselliğe darbe indirebiliyor.

Ne yapmalı? Uzmanlar egzersizin mutlaka bir doktor kontrolünde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Alkol tüketimi

Romantik bir gece geçirmek için fazla şeye gerek yok aslında. Mum ışığında bir yemek, biraz fantezi yeterli. Her şeyde olduğu gibi alkolün de fazlası geri tepiyor! Yüksek dozlarda alındığında cinsel güdüleri azaltıyor ve erkeklerde ereksiyon sorununa neden oluyor.

Ne yapmalı? Uzmanlar, aşırı tüketilen alkolün cinsel organın sertleşmesini engellediğine ve kadınlarda regl düzensizliklerine yol açtığına dikkat çekiyorlar.

Bulaşan hastalıklar

Genital herpes, bel soğukluğu, klamidya veya AIDS… Bu hastalıkların tedavi edilmediği takdirde kısırlıktan iç organ iltihabına, erken doğumdan anne karnındaki bebeğin ölümüne kadar pek çok ciddi sonucu var. Üstelik bazıları sadece cinsel ilişkiyle değil, yakın beden teması, öpüşme ve oral ilişkiyle bile geçebiliyor. Kimi hastalıklar ağrı, akıntı, idrar yaparken yanma gibi belirtiler verirken, kimileri ise sinsi sinsi ilerliyor. Bu hastalıkların erken teşhis ve tedavisi için düzenli kontrollerinizi ihmal etmemeniz gerekiyor.

Ne yapmalı? Bana bulaşmaz demeyin, cinsel ilişkiye girerken prezervatif kullanmayı mutlaka alışkanlık edinin. Unutmayın ki prezervatif genital herpes ve AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan tek doğum kontrol yöntemi. Ayrıca sık partner değiştirmekten kaçının ve tanımadığınız kişilerle de ilişkiye girmeyin.

Çözümleri neler?

Günümüzde cinsel organlardaki estetik sorunlara cerrahi yöntemle çözüm bulunuyor.

Yeni geliştirilen ilaçlarda cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen yan etkilerin azaltılmasına özellikle çaba gösteriliyor.

Uzman denetiminde uygulanan egzersizler, bedeninize gereğinden fazla yüklenmenizi önleyerek cinselliğinizi sağlıklı bir şekilde yaşamanızı sağlıyor.

Gelişen medikal tedavi ve psikoterapi teknikleri sayesinde psikiyatrik hstalıklar günümüzde başarıyla tedavi edilebiliyor.

Prezervatifler, cinsel ilişki sırasında geçebilecek hastalıklardan yüzde 99 gibi yüksek oranda koruyabiliyor. Üstelik günümüzde kadınlar için de prezervatif mevcut.

Meditasyon, yoga, refleksoloji, reiki, shiatsu gibi pek çok yöntem stresten arınmanıza yardımcı oluyor.

kaynak : hekimce


Tarih: 22:06, 14/5/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Hanımlar yatakda hatalar yapmayın

Bayanların kendilerini daha mutlu bir hayattan mahrum edecek çok kritik hataları olabiliyor.Bu hatalar yatakla ilgili olunca da evlilik ya da ilişkilerde zamanla iki mutsuz ve yabancı insan haline gelinebiliyor.
İşte kadınların düzeltmesi gereken 10 hata:

1. Kutsal anne maskesinin ardına gizlenmek

Çözümü:Aseksüel anne kimliğinizi yatak odasının dışında bırakın

2. Yatakta ölü balık taklidi yapmak

Çözümü:Ayıp şeyler yapmaktan utanmayın. Canlı olun, bir çok yeniliğe açık olun.

3. Feminenliği unutmak

Çözümü: Kocanızla ya da erkek arkadaşınıza 'en yakın kız arkadaşınız' muamelesi yapmayın.

4. Eşin porno izleme isteğini yargılamak

Çözümü: çok basit, yargılamayın...

5. İlişki sırasında suskun kalmak

Çözümü: Erkeklerin uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaçları vardır. Bunu ondan esirgemeyin.

6. Beden hakkında olumsuz düşüncelere sahip olmak

Çözümü: O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi, sizinde kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemli tutum.

7. Başka kadınları aşağılamak ve hakaret etmek

Çözümü: Gerçekten basit görünebilirler, ama eşiniz onu böyle beğeniyor. Beğenmeyi deneyebilirsiniz eğer çok zor geliyorsa en azından yorum yapmayı kesebilirsiniz. Başkaları yerine kendi ilişkinize odaklanın...

8. Seksi araç edinmek

Çözümü: İlişkiyi yönlendirmeyi ayaktayken deneyin, yatar pozisyonun uzun sürede sakıncaları ver.

9. Hassasiyete özensiz davranmak

Çözümü: Dişlerinizi kullanmayın. Erkekler sertlikten hoşlanabilir ama bu her pozisyon için geçerli değildir.

10. Onun tek bir hassas bölgesi varmış gibi davranmak

Çözümü: Bu dünyada sonucu iyi olan herşey emek ister. Siz ön sevişme istiyorsanız eşinizde sizin, onun vücudunu tanımanızı isteyebilir. Erkeğe çok ödev yüklemek yerine sizde onun üzerinde çalışmayı öğrenmelisiniz

Tarih: 21:20, 14/5/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Internette en çok popüler olan ünlüler

         

                 Angelina Jolie

 

                     

 

 

Britney Spears

              

               Britney spears images

 

 

Jennifer Aniston

jennifer aniston resimleri wallpapers

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Jennifer Garner

Jennifer Garner

 

Jennifer Garner

 

Jennifer Garner

Gwyneth Paltrow

 

Bunlar internetdeki bazı ünlüler


Tarih: 08:06, 1/4/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BEYİMİN GÖZ RENGİNİ İMAM NİKAHINDAN SONRA GÖRDÜM

Kadın istekliyse teklif edebilir

 Emine Şenlikoğlu, bugüne kadar hiç gündeme gelmeyen konuları konuştu.

Laiklik karşıtı sözleriyle uzun zamandır medyanın gündeminde olan İslamcı kadın yazar Emine Şenlikoğlu, bugüne kadar hiç konuşulmayanları konuştu.

Ne zaman kapandınız ya da çarşaf giydiniz?

23 yaşında kapandım. Kapandım derken, çarşaf giydim. 23 yaşına kadar kulaklarımı kapatıp, arkadan bağlanan türban takıyordum. Bone gibi kullanıyordum türbanı. İçimde Allah’a karşı bir ilgi hep vardı. Ama kötü müslümanları görünce, bunu Allah’a, dine mal ederdim. Bir bilinçsizlik vardı.

 Ergenlik döneminde sevgiliniz, flörtünüz var mıydı?

Bizim dönemimizde şöyle bir inanış vardı; bir kız, birisini sevebilir ama o kızın birisiyle konuşması demek, onun kötü yola düşmesi demektir. Babamın böyle bir eğitim tarzı vardı. Gönül verme işi olabilir ama gezme, tozma, konuşma olamazdı.

  Buna katılıyor musunuz?

Aslını sorarsanız İslam’da kişi sevebilir, ama flört çiftleri yıpratıyor. Kimse bunun farkında değil...

  Evleneceğin ya da aşık olduğun insanı tanımanın ne zararı olabilir ki?

Tanımaya çalışmak, flörtün durumuna bağlı... Nişanlıyken birkaç kez eş adayının eve gelip gitmesi başka, gezme, tozma başka. O gezme dönemindeki heyecanı, evlendiğin zaman bulamazsan, çiftler birbirinden soğuduğunu düşünüyor ve "Demek ki bizim sevgimiz kalmadı" diyerek boşanıyor. Halbuki alakası yok. Dolayısıyla ben, babamın bu yönünü takdirle karşılıyorum.

BEYİMİN GÖZ RENGİNİ İMAM NİKAHINDAN SONRA GÖRDÜM

 Kaç yaşında aşık oldunuz?

Çocukluktan, genç kızlığa geçiş dönemimde  sıkıntılar yaşadım. Babam evden kaçtı falan. Dolayısıyla aşka zamanım yoktu.

  Size kur yapan yok muydu?

Vardır herhalde. Bunu kur olarak anlamazdım ama çok isteyenim vardı.

  Genç kızken kendinize bakar mıydınız, mesela hiç kuaföre gidip saçınızı yaptırdınız mı?

Düğünlerde saçımı yaptırırdım. Çünkü babam "Sadece düğünlerde saç yaptırmak günah değil" demişti. O da İslamı o kadar biliyormuş. Neyse 1.70 boyum vardı, kilom da 60 civarındaydı. Çok zayıftım. Pantalon, üzerine de uzun tunik giyer, hafif de makyajımı yapardım. 

  Hiç çalıştınız mı?

Evet. Ben modelisttim. Zeki Müren’in atölyesinde bile çalıştım. Çıraklık yaptım. Sonra başka yerde, çıraklıktan modelistliğe kadar yükseldim. Modellerim de çok tutuluyordu. İşyerimiz Beyoğlu’ndaydı.

  Şu ana kadar anlattığınız Emine Şenlikoğlu çok modern bir kadın. Peki şu anki İslami bilinciniz nasıl oluştu?

Bir dönem Allah’a inanıp, ahirete inanmama dönemi geçirdim. Hep İslam’ın karanlık olduğunu düşünürdüm. İşte bu dönem benim, farkındalıkla bir arayışa girmeme sebep oldu. Önce Hıristiyanlık’ı araştırdım. Bütün dinlerin kitaplarını okudum. Umduğum hiçbir şeyi bulamayınca, Kuran’ı okumaya başladım ve 18 yaşında bu döneme girdim. Çok okudum şu anki halime dönüşüm, gerçek İslamı öğrendikten sonra, yani 23 yaşından sonra  bilincim oluştu.

 Peki... Eşiniz Recep Bey’le ne zaman tanıştınız, aşık oldunuz mu?

Evet aşık olduk. Ben modelistlik yaptığım dönemde, muhasebeye de bakıyordum. Tam İslam’ı araştırdığım bir dönemdi ve çok yorulmuştum. Patronum da muhasebe elemanı almak üzere gazeteye ilan vermiş. Neyse benim bir konferansa gittiğim gün, beyim şirkete iş görüşmesine gelmiş ve kadın çalışan olmadığını görünce işi kabul etmiş. Sonra karşılaştık. Fakat benimle yüzüme bakmadan konuşuyordu. Bir gün sinir oldu ve "Ya kardeşim niye yüzüme bakmıyorsunuz, yiyecek miyim sizi?" dedim. Ondan sonra kafasını kaldırdı, bir gözüyle bana baktı ve "Allah diyor ki harama bakma. Siz diyorsunuz ki bakın. Sizce sizi mi dinleyeyim, Allah’ı mı dinleyeyim?" dedi. Bu sözü beni etkiledi.

 Ve aşık oldunuz?

O daha ilk günden benim için "İşte aradığım kadın" demiş. Ben ise yıllar sonra beyime aşık oldum. Hem de tutkulu...

  Recep Bey’le flört ettiniz mi?

Nasıl gezip dolaşacağız? Ben adamın gözünün rengini imam nikahından sonra gördüm. Adam, tek bakışın bile günah olduğunu zannediyor. O da kadına bakılabileceğini sonra öğrendi. Biz gezerdik, ama camileri gezerdik. Yanımızda hep birileri olurdu. Ben buna kızardım ama meğer dinde yeri böyleymiş. İşte böyle yobazlık ile aydınlık İslam arasında sıkışıp kalmıştım. Ne doğru, ne yanlış biliyordum. Bazı konulara yobazca yaklaşıyordum, bazı konulara da şaşırıp kalıyordum. Neyse, sonra evlendik. Çok da mutlu oldum. Hapse girdim, 2.5 yıl yattım. Birçok insan ona "evlen" demiş, o "Asla yapmam, karımı seviyorum" demiş.

ÇAPKINLIK NAMUSSUZLUKTUR

O zaman siz dört kadına karşısınız?

Bir kadın evlenirken "Sen benim üstüme evlenemezsin" diye şart koşarsa, ikinci evlilik yasaktır. Bitti... Herkes bunu yapsın. Şimdi ben burada bir şey daha söylemek istiyorum, bugün laiklikte bir erkeğin 10 kadını var? Bu niye konu olmuyor? Bu daha beter. Bugün diyelim ki dengesiz adamın biri dört kadın aldı. Dördünün de masrafını görmek, çocuklarını sahiplenmek zorunda.

 Sizin flört anlayışınızda, iki genç el ele tutuşamıyor. Tutuşursa ne olur?

El ele dolaştı diyelim, o adam elini tuttuğu kızla evlenecek mi bakalım? Bir erkek 10 kızla gezdi. O adam, evlendiği zaman karısında, gezdiği 10 kızın özelliğini görmek isterse ne olacak? İslam’da insan dejenerasyonuna izin yok. Ama öyle görücü usülüyle de evlilik yok. Araştırmalar yapılacak, ondan sonra kız ve erkek birbirini görecek. Tabii ki konuşacaklar, kanları birbirine kaynıyor mu bakacaklar. Ama bunun için birbirlerine dokunmaları gerekmiyor.

KIZIMI DÖVEREK KAPATMAZDIM

/_newsimages/5247613.jpg  Neyse, kaç yıllık evlisiniz?

30 yıl oldu. Dört yıl dini nikahla yaşadık. Yobazlık işte. O zaman resmi nikaha karşıydım. Birçok müslüman da karşıydı. Bence bu kör cehaletin en büyüğü.

 Kaç çocuğunuz var?

İki... Bir kızım, bir oğlum var.

 Kızınız kapanmak istemeseydi tepkiniz ne olurdu?

Çok üzülürdüm ama döverek de kapatmazdım.

  Şu an evli mi?

Evet, severek evlendi. Bir gün kızımla oturuyoruz, yanımdan kalkıp giderken bir mektup düşürdü. 11 yaşındaydı ve ister istemez okudum. Baktım ki mektup dayımın oğlu İrfan’dan gelmiş. Mektupta "Ben seni mutlaka alacağım, annem duyarsa bizi öldürür" diyor. Çocuğu da çok severim. Hemen onun yanına gittim ve kızımı sevip sevmediğini sordum. O da sevdiğini söyledi. Yalnız İrfan sosyalizm kitapları okuyordu. Ona "Kızımı alacaksan benim seni yetiştirmem gerek, kabul mü?" dedim. Kabul etti.

  Bu dayatma değil mi şimdi?

Hayır. Sosyalizmi de öğrensin ama dinini de öğrensin. Benim kızımı alacaksa, dinsiz olamaz.

  Sosyalist kitaplar okuyor diye İrfan Bey dinsiz mi oluyor?

Dinsizliğe doğru gidiyordu ve kendisi bana söz verdiği gibi hem dinimizi öğrendi hem de sosyalizmi.

 Ya oğlunuz?

O da evli. O da teyzemin kızıyla severek, isteyerek evlendi.

  Çocuklarınız okudu mu?

Kızım okumadı. İlkokula gitti ama ortaokulda bıraktı. Ben, kızım ve gelinim, üçümüz aynı anda imtihanlara girdik. Ben geçtim, onlar geçemedi, ne yapayım? Zorla bu iş olmuyor. Oğlum da okumadı.

 Kaç yaşındalar?

Kızım 39, oğlum 38 yaşında. Ben ise 55...

Çocuklarınız Recep Bey’den değil mi?

Hayır, ilk eşimden...

 Öyle mi, kaç yaşında evlendiniz?

Benim kızımla aramda 15 yaş var. Babam evden gittiği dönemde, yani 14 yaşında beni evlendirmişti. Sonra kendi isteğimle de boşandım. Babamın benim hayatımdaki yanlışlarından biri de budur. Sürekli olarak "Kızın başı bağlı olsun" derdi.

  Dul olmanız, çocuğunuzun olması, ikinci eşiniz için sorun teşkil etmedi mi?

Kendi dünyasında sorun yaşamış olabilir, ama bana hiç hissettirmedi. Çünkü bana hálá çok aşık...

Siz aşık mısınız?

Beni kızdırdığı zaman değilim, kızdırmadığı zaman aşığım...

  Aşkı nasıl tarif edersiniz?

Biz eşimle 1980 yılında evlendik. 1994 yılına kadar kocama kara sevdayla aşıktım. Sonra kalbimi çok kırdı. O gün, o derin aşkım bitti. Zaman zaman tazeleniyor ama beni teğet geçiyor.

  Recep Bey ne yaptı da kırdı kalbinizi, sizi aldattı mı, çapkınlık mı yaptı?

Hayır, böyle bir şey yok. Benim kocam çok namuslu bir erkektir.

  Çapkınlar namussuz mu?

İslam’a göre çapkın erkek namussuzdur. Bir kadını çok beğenebilir, iç dünyasında ilgi duyabilir ama namuslu erkek kafasını çevirir gider. Aynı şey kadınlar için de geçerli.

  Romantik misiniz?

Her zeki insan romantiktir. Bunlar özel şeylerdir, anlatamam. Ama eşim romantiktir. Zaman zaman bana güzel jestler yapar. Mesela beni gezdirmeyi çok sever. Beraber ava çıkarız. Hayaller kurarız. Mesela son olarak Erciyes Dağı’na çıktık. Teleferiğe bindik, dolaştık, çok mutlu oldum. Sandala binip gezmeyi severiz. Bu anlamda eşim sürpriz yapar bana.

KADIN İSTERSE ERKEĞİNE TEKLİF EDEBİLİR

  İstanbul’da en çok nereyi seversiniz?

Boğaz’ı... Nişantaşı’nı, Beyoğlu’nu da severim. Her yeri gezer, fotoğraf çekerim. Fotoğraf eğitimi aldım. Sergi açmak istiyorum.

 Modayı takip ediyor musunuz?

Modayı asla takip etmem. Kendime yakışanı moda yaparım. Kendi modellerimi, kendim çıkarırım.

  Bazı hanımlar saçına topuz yapıyor, üste türban takıyor. Kocaman bir kafa oluyor. Bu görüntüyü beğeniyor musunuz?

Güzel olanı beğeniyorum.

Türban takıp makyaj yapana, altına blue jean giyene kızıyor musunuz peki?

Bu çok kötü bir şey. Bu tam tesettür değildir. Aşağılamıyorum da ama dese ki "İslam bu", çok kızarım, izin vermem buna.

  İslam’ı kendine göre modernize edemez misiniz?

İslam’ın sınırları içerisinde edebilirsiniz.

  Sizin hayatınızda bakım var mı, türbanlı, çarşaflı kadın bakım yapar mı?

Dindar kadınların bilinçlileri kendilerine çok güzel bakarlar. Kuaföre giderler, cilt bakımı yaptırırlar, saçlarını boyatırlar. En güzel dekolte kıyafetleri alırlar. Dışarıda kapatırlar, ama evinin içinde dekoltesini giyerler. Onların özel ve tüzel dünyaları farklıdır.

  Özel dünyanızı biraz anlatır mısınız?

- Bilinçli kadınlarımız sahnede gördüğünüz sanatçılardan güzel giyinirler.  Eşlerinin karşısına harikulade şekilde çıkarlar. Ama bilinçsizler bakımı haram zanneder.

Bilinçli dindar dediğiniz hanımlar, seksi iç çamaşırları giyer mi?

- Alır ve giyer. Günah bir şey değil ki...

/_newsimages/5247628.jpg Çarşaflıların, içlerine en seksi iç çamaşırları giydikleri yolunda bir efsane vardır. Gerçekten giyerler mi?

- Giyinsin, ne var? Çarşafın altına giyilmez bir defa. Çarşafın altında elbisesi, uzun pantolonu vardır. Kocasıyla baş başayken şort giysin, kime ne? Niye yadırganır ki? Bu kadın sokakta örtülü diye, yatakta da örtülü olacak hali yok ya!

Sizlerde kadın, erkeğine sevişmeyi teklif edebilir mi, özel hayatlarında bu rahatlığı var mıdır, yoksa yasak mıdır?

-  İslam’ın bu konuda çok güzel bir tanımı vardır. İslam yatak odasını karı-kocaya bırakmıştır. Allah araya perde çeker, kendi bile görmez. Kadın istekli olduğu zaman tabii ki erkeğine teklif edebilir. Bunun hiçbir sakıncası yok. Ama hurafe kitabında kadına bunu da yasak gösterirler.

Yazdığım sit-com’da Tolga Çevik’in oynamasını isterdim

Bir sit-com yazdığınızı duydum.  Doğru mu?

- Evet. Çok komik, neşeli bir senaryo hazırlıyorum. İçinde İslami öğeler de olacak.

Kimi oynatmak istersiniz bu sit-com’da?

- Komedi Dükkanı’nındaki Tolga Çevik’i oynatmayı çok isterim, ama buna bütçem yetmez.

Sinan Çetin’den yönetmenlik dersi alıyorum

Sinemaya gider misiniz?

- Çok nadir. İslami açıdan izlemem gereken bir film varsa giderim. En son Viyana’da üç boyutlu bir film izledim, Allah bana o fırsatı versin de üç boyutlu bir film yapayım. Bu arada ben yönetmenliğe de merak sardım. Ders alıyorum.

Öyle mi, nerede alıyorsunuz?

- Sinan Çetin’den, Plato Film’den...

Kaç aydır alıyorsunuz?

- Epey oldu. Kimselere görünmeden gidiyorum işte.

Dersler nasıl gidiyor?

Röportaj: Sema DENKER
Fotoğraflar: Senih GÜRMEN

- Güzel, Sinan Bey müthiş biri. İyi, beğendiğim biri. Dersler de iyi gidiyor.

Kaynak:HÜRRİYET



Tarih: 23:34, 31/3/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Dul Kadınlar Son Günleri Kaşırmayın

SSK'lı dul kadınlar evlenmek için son günler

SSGSS yani Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa tasarısı Meclis'te kabul edilip yasalaşırsa, çalışan ve emeklilerin hem hakları hem de maaşları kesintiye uğrayacak. Fakat en çok SSK'lı eşinden aylık alan ve bir yandan da yeniden evlenmeye hazırlanan "dul kadınlar" üzülecek. Çünkü; SSK'lı eşinden aylık alan dul kadınlara halen uygulanmakta olan yasaya göre evlendiği takdirde "24 aylık" tutarında "evlilik yardımı" yani "çeyiz parası" ödeniyordu. Yeni yasa kabul edilirse bu hak buharlaşacak. Duyurulur...

EVLİLİK YARDIMI YOK

SSK'lı eşinden aylık almakta olan dul kadınlar evlendiklerinde, kendilerine 24 aylıkları tutarında "evlilik yardımı" başka bir anlatımla "çeyiz parası" ödeniyordu.

Yeni düzenlemede, dul kadınlara ödenen evlilik yardımı, bütünüyle kaldırılıyor.

Dul kadınlar evlendiklerinde, hem almakta oldukları aylık kesilecek hem de 1 YTL dahi "evlilik yardımı" ödenmeyecek.

Bu durumda dul kadınlar, yasa çıkmadan evlenmekte acele ederlerse, 24 aylık "çeyiz parası" alabilecekler.

Bu arada, evlenme yardımı alamayan bazı dul kadınların "nikahsız seviyeli birliktelik" yolunu seçip, dul aylıklarını almaya devam etmeleri de bir başka ihtimal.


Tarih: 23:24, 31/3/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

RUJA DİKKAT!

Rujda kanser riski     
Kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Evet, ruj; kanser, kısırlık ve böbrek yetmezliğine yol açıyor.

Tehlikeli kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Peki bu madde, yediklerinizle birlikte dudaklarınızdan ağzınıza, oradan da vücudunuza doğru yol alıyor olabilir mi? Uzmanlar uyarıyor: Ruj ve oje kanser yapıyor!...

PARLAK RUJ KANSEROJEN ÇIKTI
ABD’li uzmanlar, özellikle gençler arasında yaygın bir şekilde kullanılan parlatıcı ruj ve ojeler için kanser alarmı verdi. Philadelphia’daki Fox Chase Kanser Merkezi’nde yapılan araştırmada, bu ürünlerde kullanılan bütil benzil ftalat (BBP) adlı maddenin meme kanseri riskini artırdığı ortaya çıktı. Fareler üzerinde yapılan araştırmaya göre, bu madde östrojen hormonu gibi davranarak vücuttaki dengeyi bozuyor.


Tarih: 19:45, 11/2/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Dikkat! Kafein bağımlısı olmayın

Bol köpüklü Türk Kahvesi Kahve ve kafeinin, insan sağlığına etkileri yıllardır üzerinde çalışılan bir konu. Bunun en önemli nedeni kafein tüketiminin giderek artması. Kafein en çok da hazır kahvede, çayda, kolada ve çikolatada bulunuyor. Kafeinin bilinen bir özelliği de bağımlılık yaptığı. Diğer bağımlılık yapan maddeler kadar etkili olmasa da, alışkanlık yapma yöntemi onlarınkiyle aynı. Bırakması kolay olabilir ama bırakmanızın gerekip gerekmediğine, sağlığınıza olan etkilerinize bakarak karar verilmesi gerekiyor. Yüksek tansiyonunuz, kemik sorunlarınız ya da çarpıntılarınız varsa, kahvenizi yudumlarken bir kez daha düşünün. Yoksa, rahatça kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Ancak yine de, yüksek dozda almayın, yoksa sizde bir madde bağımlısı olabilirsiniz!


Beyaz, sütlü ve siyah (Bitter) çikolata


Tarih: 19:24, 11/2/2008 Kategori: KADIN
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->